6-) Görsel eğitim
  6.1 - görsel keskinlik
   
  6.2 - görsel ifade
    6.2.1 - ifade
    Gerçekte görebildiklerimizi kaydetmek, resmetmek, fotoğraflandırmak, filme almak ya da video kamera ile görüntülemektir. Burada gerçeklikle örtüşen bir durum söz konusudur, bire bir ifade söz konusudur. fil resmi ya da tavuk resmi picasso nun....Resimdeki Nesnel Gerçeklik ya da Sinemadaki Yeni Gerçekçilik akımlarında olduğu gibi.
   
    6.2.2 - soyutlama
    Görünenin, anlamını daha kuvvetli bir hale getirebilmek üzere basitleştirilmesidir. Yan anlamları ortadan kaldırmaktır. Bu bazen yalnızca estetik bir tasvir yaratmak için de olabilir, konunun direkt anlamlarından arındırılması şeklinde de olabilir. Tikelden, yani tek olandan birimden koparılıp bir anlamın tümele yani bütüne mal edilmesidir. Savaşın şiddetini konu alan bir çalışma yaparken herhangi bir savaşa, örneğin Vietnam savaşına gönderme yapmayacak bir düzenleme yaratmak gibi. Soyut resimden de örnekler verebiliriz. Soyut resim de özünde şeylerin kalıcı gerçekliğini ortaya koyar, duyusal görüntünün değişen biçimlerinden uzak durur.
   
    6.2.3- sembolizm
   

Sembolizm de anlamın yoğunlaştırılmasıdır ancak bu sefer anlamın yerine geçebilecek br imge kullanılır. Haç, hıristiyanlığın sembolüdür mesela. Görsel sanatların hemen hepsinde bu seviyenin yetkin örneklerine rastlamak mümkündür.

Resim sanatında Edvard Munch, Fotoğrafta Man Ray, Sinemada Alman Dışavurumculuk gibi ÖRNEK.. Metaforların en çok kullanıldığı seviyedir. Metafor ne demektir?

Görsel eğitim ile bu üç seviyeyi gerçekleştirecek duruma gelebiliriz. Görsel analizimiz kuvvetlenir, kısacası görüneni kullanarak görsel notlar almaya, hayatı yorumlamaya başlarız. Çizimle not almak demektir bu çünkü görünenin ötesinde, görünene bir yorum da katarız.

Sanatı anlamak ya da sevmekteki problem çoğu zaman bu seviyeleri birbirine karıştırmaktan, hiç farkına varmamaktan ya da belirli bir beklentiyle bakıyor olmamızdan kaynaklanır. Yani soyut bir resme bakarken bir doğa resmine bakarken yaptığımız gibi tanıdık biçimler, bildik nesneler, dağlar, güneş, nehirler ararsak hatalı davranmış oluruz. Bir resme yalnızca bir ifade ( güzellik, gerçeklik, benzerlik gibi...) arayışıyla bakmak görsel mesajı yorumlamayı bilmemekten kaynaklanır. Bu da bir süre sonra gördüğünüzden zevk almamanıza, soğumanıza sebep olur.

Peki gördüklerimizi analiz etmek neye yarar?
- Öncelikle her türlü analiz, sözel ya da görsel, hislerimizi ve hayal gücümüzü harekete geçirir. Hiçbir resme alıcı gözle bakmamış, analiz etmemiş bir kimseyle, birkaç resmi incelemiş birisinin görebilecekleri ve yorumlayabilecekleri arasında büyük fark vardır.
- Gördüklerimizi doğru verilerle kaydetmemize yarar, yani önseziyi güçlendirir.
- Gördüklerimizi amaca uygun şekilde yorumlama becerisini geliştirir.

Algılama gücümüz ne denli gelişkinse kaydımız da o denli zengin, güçlü ve kalıcı olur.

  6.3 - görsel ifadeyi geliştirmenin yolları
    6.3.1 - gözlem yapma
    Öncelikle bir şeye bakmaktan öte, onu görmektir. Bunun alıştırmasını her yerde, her an yapabilirsiniz. Hatta gözünüz kapalıyken bile... Gözlerinizi kapatın ve bir daktilonun nasıl bir formunun olduğunu hangi parçalarının olduğunu düşünün. Başlarda zor gelse bile bir süre sonra sıradan nesnelere bile bu gözle bakmaya başladığınızı ve eskisine oranla formları, renkleri ve bunun gibi görsel nitelikleri kolay farkettiğinizi göreceksiniz.
    6.3.2 - algılama ve temel özellikleri
    Duyu organlarının yardımıyla çevredeki objelerin fark edilmesidir. Algının da kendi içinde çeşitli özellikleri vardır.
      6.3.2.1 -algılama bireyden bireye değişen bir olgudur
      Algı bir uyarıcı olduğunda ortaya çıkar; duyu organları devreye girdiğinden ( dokunma, tatma, işitme, koklama, görme) bireyin özelliklerine göre değişir. Hangi yönünüz gelişkin ise o yönünüzle algılarsınız. Buna en basit örnek körlerin sesleri çok iyi algılaması ve birbirinden ayırt edebilmesidir. Öyle ki kör bir çocuğun trafikte sesleri doğru değerlendirebilmek konusunda kendisini çok geliştirerek 20 dakika boyunca sokaklarda rahatlıkla dolaştığı psikoloji kitaplarına geçmiş bir bilgidir. Ya da sırf seslerini değerlendirerek körlerin eşyaların boyutların, büyüklüğünü, küçüklüğünü kestirebildiği bilinir.
Algı aynı zamanda kültürel varlığımızla da alakalıdır. Bireysel geçmişimiz algılamamızdaki farklılıkta büyük rol oynar, psikoloji derslerinde işlenen "algıda seçicilik" konusunu anımsamanız yeterli. Duyuları sağlıklı çalışan iki kişiyi aynı ortama koyduğumuzda ilgi alanlarına uygun hareket ederler ve farklı sonuçlara varırlar, farklı tepkiler verirler.
      6.3.2.2 - algılamada deneyim önemli bir rol oynar
      Algıda deneyimin önemi büyüktür. Yine bir örnekten hareket edecek olursak; sivil ortamın içinde bir polisin algıladığı şeyler ile halktan birinin algıladığı şeyler farklıdır. Aynı şekilde, sanatsal bir konuda, olayları ve etrafı yetkin bir görsel keskinlik ile tarayan biri ile baktığı şeyi farketmeyen biri arasında, baktığı şeyden haz alma konusunda farklılıklar vardır.
      6.3.2.3 - algılamada insan çevresinden amaçlarına uygun bilgi alamaktadır.
      Algılamada insan çevreden amaçlarına uygun bilgileri alır; bu tıpkı pazarda dolaşırken ihtiyacınız olan şeyleri kolaylıkla farketmenize benzer. Karnınız aç ise, önce yemekleri farkedersiniz. Sesler üzerine çalışma yapıyorsanız aradığınız sesleri gürültünün içinden kolaylıkla ayırabilirsiniz.
      6.3.2.4 - algılama davranışı yönlendirir, eyleme geçiricidir.
      Algılama davranışları yönlendirir, harekete geçirir; algılarımız hareketlerimize yön verir, tehlikeyi fark ettiğimizde kaçarız, korunma duygumuz algılarımıza göre gelişmiştir, güzel birşeyin karşısında olduğumuzda gevşeriz, keyifleniriz, bunun gibi..
    6.3.3 - ayrıntıyı fark etme
    Ayrıntıyı görebilme, fark edebilme, algıyı arttırmak için ayrıntıları farkedilebilir hale gelmeliyiz. Ayrıntıyı fark etmek, zamanı doğru kullanmaktan geçer. Zaman algının geliştirilmesi konusunda önemli bir etkendir.
    6.3.4 - hayal gücünün geliştirilmesi
    Hayal gücünün geliştirilmesi, topladığımız görsel bilgileri kullanmaktır. Tıpkı yeni öğrendiğimiz bir kelimeyi cümle içinde kullanmaya benzer. Kısacası algılayacak, ayrıntıları fark edecek ve bunları hayal gücünüzle dönüştürecek ve kullanacaksınız.
 
ana menu